Yapay zeka ile nereye doğru?

İstesek de istemesek de yapay zeka her geçen gün daha fazla hayatımıza giriyor. Öğrencilerin Meydan Larousse, Ana Britannica karıştırdıkları günler çoktan tarih oldu -bunların adını bile duymamış olabilirler- ama geleneksel arama motorları da son dönemde gözden düştüler. Ödevler günümüzde yapay zeka ile yapılıyor, iş yerlerinde raporlar, sunumlar, e-postalar onunla hazırlanıyor.

Üstelik bilinçli olarak onu kullanmayı seçmesek bile hayatımızın içinde. Telefon ekranımızı sonsuz bir oyalanma ihtiyacıyla aşağıya kaydırırken göreceğimiz bir sonraki ilginç içeriğin ne olacağına, alışveriş sitelerinde gezinirken karşımıza hangi bize özel ürünlerin çıkacağına, dinleyeceğimiz bir sonraki şarkının, izleyeceğimiz bir sonraki dizinin ne olacağına -biz fark etsek de etmesek de- belirli algoritmalarla çalışan yapay zeka destekli yazılımlar karar veriyorlar ya da bizim kendi kararlarımızı almamızda önemli ölçüde etkili oluyorlar.


ChatGPT’nin daha henüz 2022 sonunda, yani sadece üç yıl önce yayınlandığı düşünülürse yaşanılan gelişimin hızının ne kadar baş döndürücü olduğu daha iyi anlaşılabilir. Bu hız, önümüzdeki yıllarda hayatımızın hemen her alanında ne denli büyük bir değişim yaşayacağımızın da habercisi. Buna ne kadar hazır olduğumuz ise -belki başka bir yazıda ele alabileceğim- ayrı bir sorun.

Ödevler daha hızlı hazırlanıyor, sorular daha çabuk cevaplanıyor, aranılanlar daha kolay bulunuyor ama bu kolaylıklarla birlikte pek de göz önünde olmayan yeni meseleler ortaya çıkıyor. Bunlardan biri, yapay zekadan aldığımız cevaplara ne kadar güvenebileceğimiz. Bununla bağlantılı ama daha tehlikeli olan ise araştırma ve sorgulama alışkanlıklarımızı giderek yitirmemiz ve hazır olarak önümüze sunulan bilgiyi, kaynaklarını sorgulamadan doğru kabul etmeye alışıyor hale gelmemiz.

Beslendikleri içeriklerle hazırladıkları cevaplar arasına perde çeken ve bize istediğimiz yanıtları yutulmaya hazır haplar olarak sunan sohbet robotları, bir taraftan bizleri arama sonuçları arasında iyiyi ve doğruyu bulma zahmetinden kurtarırken, diğer taraftan kaynakları ve farklı görüşleri görünmez kılarak önümüze konulan son ürüne dair kuşku duymamızı da engelliyorlar aslında.

İnsanoğlunun kolaylığı zorluğa, tembelliği çalışmaya tercih etmeye yatkınlığının ezelî ve ebedî olduğu göz önünde bulundurulursa, yapay zeka kaynaklı içerik ve bilgi üretiminin giderek artacağı, buna karşın bu içerik ve bilgilerin sorgulanma ve teyit edilme alışkanlığının zamanla daha da azalacağı öngörülebilir.


Bu öngörüye göre, yazılı, sesli ve görsel içeriğin çok büyük bir kısmının yapay zeka tarafından ve insan üretiminden görünüşte ayırt edilemeyecek kusursuzlukta üretildiği ve bu içeriğin teyit edilmediği ve belki edilemeyeceği, yapay zekanın zamanla bu teyit edilmemiş içerik havuzundan beslenerek yeni içerikler üreteceği ve bu sarmalın böyle devam edeceği düşünülebilir. Gerçeği yalandan, doğruyu yanlıştan, güvenilir olanı güvenilir olmayandan ayırmakta çok zorlanacağımız bir dünyaya doğru sürükleniyor olabiliriz.

Daha tedirgin edici olan ise, böyle bir çabanın gerekliliğini bile hatırlamayabiliriz.


Aşağıdaki haberi bu bağlamda düşündürücü buldum.

İddiaya göre:

  • İncelemelerinde titiz çalışması ile bilinen, dünya çapında meşhur, saygın danışmanlık şirketlerinden biri, Avustralya hükûmeti için, yüksek bir meblağ karşılığı bir danışmanlık raporu hazırlıyor.
  • Uzmanlar raporu inceliyorlar ve aslında var olmayan, hayalî kaynaklara atıflar yapıldığını fark ediyorlar.
  • Raporun yapay zeka kullanılarak hazırlandığı anlaşılıyor.

Ayrıntılar için aşağıdaki videoya bakabilirsiniz:


Bu denemeyi okuduğunuz için teşekkür ederim.

Yorumlarınızı aşağıya bırakabilir ya da bana yazabilirsiniz.

Notlar

  1. Bu yazıdaki görseller yapay zeka ile oluşturuldu. 🌀🤖
  2. Konunun hukukî boyutları da kuşkusuz var ve ilgi çekici ama bunları bu yazının dışında tutmak istedim.

Av. Ertuğrul Harman sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Av. Ertuğrul Harman
Avukat (İstanbul Barosu), arabulucu (Türkiye ve ABD), yazılım geliştirici, doktora adayı. İngiltere'de ve ABD'de hukuk yüksek lisansı yaptı. 2004 yılından beri İstanbul'un önde gelen hukuk bürolarında ve ABD şirketlerinde edindiği deneyimle Türkçe ve İngilizce avukatlık ve arabuluculuk hizmetleri sunuyor. Amerika merkezli olmakla birlikte çalışmalarını Türkiye'de ve uluslararası düzeyde sürdürmektedir.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.